KARBOKSİTERAPİ

KARBOKSİTERAPİ

Karboksiterapi, karbondioksit (CO2) gazının tedavi amaçlı derialtına enjekte edilmesi işlemidir. Karbondioksit gazı, ilk olarak 1932 yılında Fransa’da Royat termallerinde, ‘damar hastalıkları’ tanısı almış hastalar üzerinde uygulanmıştır ve günümüze kadar tıbbın çeşitli alanlarında kullanılmıştır. Halen başta laparoskopik cerrahide olmak üzere pek çok alanda karbondioksit kullanılmaktadır. Karboksiterapi, özellikle "sellülit tedavisinde"ve bölgesel incelmede son derece etkili, liposuction’a alternatif bir yöntemi olarak kabul edilmektedir.



Karboksiterapinin Etki mekanizması nedir?

Uygulanan bölgede mikrodolaşımı artırarak, oksidatif lipolitik proçesin başlamasına neden olur.
Yağ dokularının oksijeni kullanmasına yardımcı olur(5).
Hücreler arasındaki depolanmış ödemin atılmasına yardım eder.
Lenfatik drenajı artırır (2).
Cildin kendini yenileme kapasitesini artırır.
Dokuların kendini yenilemesine yardımcı olur(1).

 

Yan etkileri nelerdir zararı var mıdır?

Karbondioksit vücudumuzun normalde ürettiği bir maddedir. İstirahat halinde 200 ml karbondioksit oluşurken, egzersiz sırasında bu miktar 10 katına kadar çıkabilir. Karın içi ameliyatlarda özellikle laparoskopi sırasında 4-5 litre CO2 gazı verilmektedir.

 

Karboksiterapi uygulama tekniği nasıldır?

Karbondioksit gazı cilt altına, 30G’lik (0,3mm) çok ince iğnelerle uygulanır. İğneler tek kullanımlık ve steril olmalıdır.
Karboksiterapi, uygulaması son derece kolay, hastaya acı vermeyen tedavi sonrasında hastanın günlük aktivitelerini hemen yerine getirmesine engel teşkil etmeyen bir tedavi metodudur. Tedavi süresi yaklaşık olarak 15-20 dakika sürer. Verilen gazın dokudaki yayılışı gözle bile görülebilir.

 

Karboksiterapinin kullanım alanları nelerdir?

Selülit tedavisi
Bölgesel zayıflama
Vücut şekillendirme
Kilo kaybı
Liposuction sonrası toparlanmalar
Yüz ve çene altı kırışıklıkları
Cilt çatlağı tedavisi
Skar doku tedavileri


Karboksiterapi hangi bölgelerde uygulanır?

Karboksiterapi;

Yüzde kırışıklık tedavisinde ve cildin kendini toparlamasına yardımcı olmak amacıyla,

Çene altı sarkmalarında ve boyun kırışıklıklarında tedavi amacıyla,

Karında ve basende düzensiz olarak yerleşmiş yağlanmalarda ve bu bölgelerdeki çatlakların tedavisinde,

Bacak arası ve basen bölgesinden, ayak bileklerine kadar olan bölgelerde bölgesel zayıflamanın planlandığı bölgelerde,

Kollardaki sarkma ve çatlakların tedavisi amacıyla vücudun değişik bölgelerine uygulanabilir.

 

Tedavi sonrasında dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Hasta tedaviden sonra günlük yaşam aktivitelerine hemen dönebilir. Bazen tedaviye bağlı olarak küçük morarmalar olabilir. Ama bunlar kısa sürede geçerler.

 

Tedavi seanslarının sıklığı ve süresi ne olmalıdır?

Tedavi sıklığı haftada iki kez olmak üzere toplam 15-20 seanstır. Seans miktarı hastanın yaşına, kilosuna, bölgesel yağlanmanın ve selülit probleminin derecesine ve yaygınlığına göre değişir.

 

Tedavinin etkisi ne zaman başlar ve ne kadar süreyle devam eder?

Tedavi sonrasında ilk seanslarda selülitte azalma,
5-6. seanslar sonrasında yağ dokusunda belirgin incelme
Çatlaklarda gerileme
15 seans sonrasında hiç kilo verilmese bile ortalama 5-8 cm (1-2 beden) incelme
gözlenir.
Bölgesel zayıflamada hasta kilosuna dikkat ettiği sürece karboksiterapinin etkisi devam eder.


Tedavi uygulanan bölgeler tekrar eski haline döner mi?
Karboksiterapi uygulanan bölgeler, eğer hasta çok fazla miktarda kilo almazsa eski haline dönmez. Karboksiterapi yağ hücrelerinin yıkımını hızlandırarak incelme sağladığı için liposuction’da olduğu gibi anormal yağ dağılımı olmaz. Hasta dengeli ve orantılı bir şekilde incelir.

 

Karboksiterapi kimlere uygulanmaz?

Gebelerde
Emziren annelerde
İleri derecede diabe t(şeker hastalığı) olanlarda
Kanama pıhtılaşma bozukluğu olanlarda (Hemofili gibi)
Kalp damar hastalığı olanlarda
Hipertansiyonda
Şiddetli böbrek yetmezliği olanlarda karboksiterapi uygulanmaz.

 

Liposuction’a üstünlüğü var mıdır?

Karboksiterapi tedavisinde, hastaya herhangi bir anestezi uygulanmaz. Dolayısıyla anestezi komplikasyonuna rastlanmaz.
Karboksiterapide, hasta hemen işine ve günlük yaşam aktivitelerine dönebilir.
Liposuction’da yağ dokusu tamamen çıkarıldığı için, yapılan bölgede düzensizlikler gözlenir. Karboksiterapide böyle bir durum söz konusu değildir.

 

Karboksiterapi Diğer Bölgesel Zayıflama Yöntemleriyle Kombine Edilebilir mi?

Karboksiterapiyi bölgesel zayıflama amaçlı kullandığımızda lipoliz ile, selülit tedavisinde ise mezoterapi ile kombine ettiğimizde sonuçlar daha başarılı  olmaktadır.

REFERANSLAR
1- Brandi C:Carbon Dioxide Therapy in the Treatment of Localized Adiposities: Clinical Study and Histopathological Correlations.Aesth.Plast.Surg.25:170-174,2001
2- Belcaro G: Flussimetria laser-doppler e microcircolazione. Minevra Medica: Torino,
p.45,1989
3- Curri SB, Bombardelli E: Local lipodistrophy and districtual microcirculation:
Proposed etiology and the therapeutic management.Cosmet Toilet 109:51,1994
4- Draelos ZD, Marenus KD: Cellülite. Etiology andpurportet treatment.Dermatol Surg
23:1177,1997
5- Hartmann BR; Bassenge E, Hartmann M: Effects of serial percutaneous application of
carbon dioxide in intermittent claudication: Results of a controlled trial. Angiology
48:957,1997

POPÜLER UYGULAMALAR

SON YAZILAR


ETİKETLER

Yasal Uyarı

Bu web sitesi Özel Estera Polikiliniği Muayenehanesi'nde uygulanan işlemlerin tanıtımı niteliğinde değildir ve herhangi bir tıbbi dayanak oluşturmaz. Reklam ve ticari amaç gütmemektedir. Genel medikal estetik uygulamaları konusunda bilgilendirme amacıyla yayınlanmaktadır. Ziyaretcilerin bu uyarıları okuyup anladığı ve kabul ettiği varsayılır.
Bu uyarıları kabul etmiyorsanız siteden çıkmak için TIKLAYINIZ.